Hayatın anlamı
Hayatın anlamı

Hayatın anlamı

Hayatın anlamı deyince, içime doğan güneşin pırıltıları geliveriyor: Neşe; sevinç; hayatta ne istediğini bilmek ve bıkmadan usanmadan onların takibinde olarak ruhi bir doyum yaşamak; mutluluk; sevilmek ve sevmek; her yerin güllik gülistanlık olması; istediği ve yıllarca dilemiş olduğu hayatın içinde kendisini var olarak görmek; anlaşılmış olmak; hayatımda beni anlayan ve hele hele mesleğimle ilgili azçok aynı bilgilere sahip olarak onları enine boyuna tartışa bilmek ve onları anlayabilme prosedürlerine eşlik edebilmek; vs…

Hayatın ancak ruhunun istediği şeyleri yaşamaktır, daha doğrusu yaşamayı becerebilmektir. Bana kalırsa zeka boyutunun orantısı da (İQ) buna göre ölçülür. Ne hikmetse yıllar yılı etrafımdaki bulunan/bulunmuş olan herkeslerle ayrı alemlerin/boyutların insanları olduğumuzu anladım. Ben Lam diyorum onlar Cim diyor:).. Bana göre anlaşılmış olmak galiba duyguların en duygusu ve bana anlaşılmamışım hissini veren birçok kişiyle gerçekten yollarımı ayırdım. Bu çeşit yaratıklar ancak benim kıymetli zamanımdan çalmıştır.

Bu tip kişiler esasen insanı da alta çekiyorlar, yani insanın ruhunu karartıyorlar: Ya seni yerli yersiz ve tabanı olmayan eleştirilerle eleştirirler, ya seninle boy (ya da mal mülk filan) ölçüşme derdine düşerler. Ya seni bir şekilde kötülerler. Ya da senin hayatını, prensiplerini, hayallerini kendilerine iş edinirler kendilerinin böyle tür bir imajinasyon kudretleri olmadığı için. Değil mi ki insanın en kutsal sermayesi aklıdır..

Osho: “İnsanlar bir şeyi anlamadıkları anda onu yanlış anlamaya başlarlar. Yanlış anlamaları cehaletlerini gizleme yöntemleridir.”

Şimdi bunları okuyan kişiler belki de düşünecekler ki “evet ya ben neden dilediğim hayatı yaşamıyorum da başka bir hayatın içerisindeyim?!” Bu sorunun cevabı beni hep çok acıtmıştır: Biz, başkalarının bize biçtiği/biçmiş olduğu yaşam/hayat geçiştirme/geçirme yaşamışız sürekli. Onların bizden beklentisi neyse biz o olmuşuz: Birşeyle özdeşleşme veya onun aynısı olma. Bunun temelinde yatan dev yanılgı ise, her yaratılmış olan yaratığın kendine özgü has bir işlevselliği ya da yaşam tarzına sahip oluşudur: Bir ağaçın birtane meyvesini düşün ve o meyvenin aynı formunda olan bir başka meyveyi o ağaçta bulamazsın. Her bir meyve tektir ve birtaneciktir. Diğer meyveler de ona benzer gibi durur ama o bir meyve gibi olmaz. İnsanlar da böyle işte, her bir insan (şu anki evrende gördüklerime göre) bir tektir onun eşi benzeri zor bulunur ya da yoktur. Bu işin doğası budur, birşey doğalken onun doğallığını bozmak öyle zannediyorum ki mümkün de değildir.

Bu zorla birbirinin aynısını yapma kompleksi var ya bana göre ayrıca da sonsuz bir büyüklenme ve kibirlenmedir: Yaratan onu yaratmıştır ve doğru yoldan gidin demiştir bize, yanlış yola sapmamanın da kurallarını vermiştir. İnsana ne oluyor da o prensipleri ezip geçip doğalı bozuyor??!! Bu ne küstahlıktır? Bu gizli bir şirktir de aynı zamanda: Allah’ın biçmiş olduğu doğrunun yanına kendi aciz doğru bulduğu bir şeyi katmaktır bu!! Doğayı okumakla herkes emrolundu, herkes! Doğayı okuyarak yanılgıya uğrayarak doğruları – ve tek bir doğruyu bulmak zorundayız. Bu alanda da zaten eğitimsizlik ise ancak umman bir tembelliktir. Parayı kazanma yollarını çok güzel araştırıyoruz ama Tanrı’nın bizden isteklerini hiç umursamıyoruz! İnsan başıboş yaratılmamıştır ama anlaşılan o ki bizim zeka orantımız o kadar düşük ki biz bunu bile anlamaktan tamamen acizler içerisinde kalmışız, vay halimize!!

Neyse dönelim hayatın asıl anlamına. Anlam taşıyan herşey – ama pozitif olanı ve insanı insan yapanından bahsediyorum burada – bizlerin pozitif kalabilmesi için, insan denen kutsal kılınan varlık için yaratılmıştır.

Hayatın anlamı hayatı anlamaya çalışarak ve insan doğasıyla uyum içerisinde yaşamaktır.

İçinden geleni içinden geldiği gibi yaşamaktır asıl anlam.

Adalettir ve adaleti yaymaktır.

Sorumluluktur.

Barıştır.

Üretimdir.

Sevmek ve sevilmektir.

İnsanlara yardım etmektir elinden geldiği kadar.

Kendisine karşı mutlaka dürüst olmaktır çünkü ancak kendisine dürüst olan birisi başkasına da dürüst ve onurlu davranış içerisinde olur.

Kendi başa çıkmasını beçeremediği iç huzursuzluklarını başkalarına yamamaktır asıl anlam. Hata işlenilse bile zorda olsa o hata ile yüzleşerek güzel ve içsel doyurucu ahlaklar ve edepler edinmek.

Topluma faydalı olan işlerle uğraşmaktır.

“Ortada bir sorun olduğunu hissettiğinde, yüreğinin içine bak. Rahat hissediyorsan doğru yoldasın.”

Osho

25.07.2022

Elmas