Münafık ateist midir? (b)
Münafık ateist midir? (b)

Münafık ateist midir? (b)

Ateist denen yapı, kabul etse de etmese de “Ben hiç bir şeye inanmıyorum” derken bile dahi aklında yaratmış olduğu Ateizme inanıyordur. Herhangi bir şeylere inanmıyorum demekte bir inanç türüdür. Bir kimse bir şeylere ister inansın ister inanmasın, alemleri yaratan yüce ve sonsuz Yaratan ona inanmayanlara rağmen ona inananların ta kalplerinin derinliklerinde kendisinin hissedilmesini farklı şekillerle sağlamıştır. O kulunun kalbine dokunduğunu daima savunmuştur. O’nu reddedenler de kim olmuş ki, umman bir kibire düşerek “Allah yok” deme zalimliğine kapılmışlardır?! Biliyor musun illüzyon denen mekanizmanın en tuhaf ve anlaşılmaz tarafı şu ki her kim illüzyona düşmüşse kendisiyle alay edildiğini dahi fark etmemiş olan yapıdır. İllüzyon insana zihin oyunlarında akı kara karayı da ak gösterme kudretine sahiptir. Ateist meselesini işlemek başlı başına dallı budaklı bir konu onu bir başka zaman ele alırım inşallah.

Münafık ateist midir sorusuna gelince, bana göre evet. Münafığı Kur’an’a göre incelemeye çalıştığımda fark ediyorum ki münafık denen yapının habire kötülük adı namına ne varsa onunla uğraştığıdır. Münafık bir bozguncudur aslında ve tüm/birleşik/barışık olan herşeyi de bozma (ortadan ikiye yarma) derdindedir. Yani ikilem yaratma derdindedir. Bundandır ki ben şizofren olan yaratıkların da içlerinde bir münafıklık potansiyelini taşıdıklarına inanmaktayım.

Öyle zannediyorum ki ateist Ateist inancına inanırken münafıkta kötülüğe tapıyor… Aslında her iki yapı da Allah’ın ipinden kopmuşluğu irdeliyor.

Esasen münafıkta beni en rahatsız eden sistem yapısı şudur ki içindeki taşıdığı sonsuz iğrençliklerin adını tastamam insanın yüzüne karşı tam karşıt zıttı olarak söyleyip ve birde bu şeytanlıklarını topluma kabul ettirmiş olmasıdır. Ona inanmaya hazır olan diğer yaratıklar da işin cabası ve münafığın destekleyicileridirler. Münafık şeytana münafığın yardımcıları da münafığa tapmaktadırlar. Münafık iki yüzlülüğü meslek haline getirmiş kendi söylediklerine de çoktan biat etmiş bir mekanizmadır. Münafık öyle bir yalan konuşur ki sen yalancılığın eğitimini azçok almadıysan onun seni – hemde gizliden gizliye! – bir illüzyona dahi ağır ağır sürüklediğini anlayamazsın! O sana 10 tane konuda konuşur konuların 9’u doğrudur ve bir tanesi yanlıştır. Sana önden doğruları söylerek o bir tane yalana inandırma derdindedir bu umman fitne ve çelişki yapı. Önden doğrulardan bahsederek seni manipule etme derdindedir. Senin beynini bulandıramazsa yalanını sana başka türlü nasıl yutturacak ki??!! Münafık dolayısıyla çokça cambazdır bu cambazlığı ise ona taptığı şeytanı sunmaktadır.

Bu işin bana en acı veren yanı da hep şu olmuştur ki ortalığın – hemde dünyaca! – münafıklarla kaynadığıdır. Ona her yerde rastlamak mümkün:

– her tür hilecilikle uğraşanlar, 

– işinin yürümesi için sana yağ çekip dalkavukluk edenler,

– onun en yakın akrabalarının içinden çıkmış olması,

– onlar çok şüphecidirler, herşeyden ama herşeyden habire hep şüphe içindedirler ve şüphecilikleri ile seni ruhi bölünmeye iterler,

– dertlerinden birisi ise başkalarının üzerinde bir hegemonya kurma arzularıdır: Birilerine köle muamelesi yapabilsin ki kendisini köleden daha akıllı, keskin ve sivri zekalı olarak algılayabilsin,

– daima ve sürekli bir vesvese halindedirler ve bu vesveseyi senin ruhuna serperekte seni de o vesvesenin bir parçası yaparak seni kendi kendinle ve doğru bildiklerinle şüpheye ve çelişkiye düşürme derdindeler,

– Allah/Doğa/Evren ile ilgili bir kelamı dahi onlarla konuşmak mümkün değildir zira onlar her fırsatta Kur’an’la ilgili iyi bir şey söylerken esasen alaycı ve zıt fikirler üreterek tüm ayetleri yok sayma ve Doğayı da Evreni de habire çürütme işindedirler,

– onlar onlardaki bulunan her olguyu şeytanlıklarına daha da fazla şeytanlık katabilmek için didinir dururlar,

– hele hele onları habire Dini veya alemin önemli meseleleri olan anlatımlarda bulursun ama içleri başka dışları da bambaşkadır onların,

– onlar – çok çok haşa!! – kendilerini herşeyden en üstün gören kişilerdir, bu sayede de işte illüzyona kapıldıkları için burunların ucunu dahi göremezler de bunu bile bilemezler ve onlar kalplerinde Allah’ı da hissedemezler (Allah’ın diledikleri hariç)..

Bize düşen ise onların oyununu her fırsatta bozmak!! Bunu ancak çok ve habire Kur’an’ı inceleyerek okuyarak onu mümkün olduğu kadar içselleştirmeye çalışarak ve de psikolojik alanda eğitimler alarak, başarabiliriz. Münafığın ağzımıza bal çaldığı anları çok iyi kestirmeliyiz ki onun balon gibi şişikliğine (umman kibirine/büyüklenmesine) bir iğne batırabilelim!

Münafık kendisini etrafına çokça akıllı olarak tanıtmış olan/tanıtmaya yırtınan birisidir, oysaki Kur’an Münafıkun Suresi 4. Ayet:

Sen onları gördüğün zaman cisimleri (fiziki görüntüleri) tuhafına gider; konuşurlarsa dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar dayanmış keresteler gibidirler. Her bağırışı aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandırlar, onlardan sakın! Allah gebertsin onları, nasıl da (haktan) çevriliyorlar!

Ve inanmayacaksın ama onların çokça kocaman bir tikleri var!!:) Onlar paranoyak! Yani onlar habire bir sebepsiz gerginlik ve bir korku içerisindedirler ve de bu korkuyu hissetmekten umman korkmaktadırlar! O heybetli görüntülerinin ardında esasen onlar korku mekanizmasına tamamen kilitlenmiş haldedirler. Ağızları habire laf yapar ama işleri aksiyona dökme vakti geldiğinde onları bucak bucak kaçar olarak görürsün. Sorumluluk almaktan tamamen ve devamlı kaçınırlar. Onlar korkaktır! Çünkü bana göre ancak korkaklar sorumluluk almazlar kendine güvenen kişi ise işlediği hata ile eninde sonunda yüzleşen kişidir, dahası yüzleşme cesareti gösteren kişidir.

Ve de münafığın bir korkusu daha vardır: gerçeklerle yüzleşememe/yüzleşmekten tamamen kaçınma korkusu. Kendisiyle yüzleşirse işlemiş olduğu o sapıklıklarla nasıl aynalaşacak ve de yarın Ahirette Allah’a onların hesabını nasıl verecek ya da veremeyecek.. Allah en iyisini bilir… Daima ve ancak Allah herşeyin en iyisini bilir. Ancak Allah kötü denen mekanizmalardan tamamen ve sonsuz olarak münezzehtir.

Münafık ya da suçlarını itiraf etmeye dahi korkan yaratık kendisini bize habire hiçbir konuda hiç suç (günah) işlememiş gibi satma illüzyonundadır oysaki ancak ve ancak herşey Allah’ın kontrolündedir ve ancak Allah hatadan sonsuz münezzehtir.

Münafık bana göre ise tam bir yasallaştırılmış ve toplum onu bağrına kilitlenmiş bir delidir. Onun gizlide saklıda sürekli kaynayıp duran deliliği ise akıllılık olarak tanıtılmıştır toplumlar tarafından diğer toplumlara..

 

24.07.2022

Elmas