10. Çevresini sürekli kışkırtma ve provoke etme bağımlılığı
10. Çevresini sürekli kışkırtma ve provoke etme bağımlılığı

10. Çevresini sürekli kışkırtma ve provoke etme bağımlılığı

Bu konuda ilk aklıma gelen konu ise, narsistin başkalarına laf sokma adetidir. Bu laf sokmayı bir irdeleyelim enine boyuna şöyle bir. Sokulan lafın en bariz görüntüsü (hissi), narsistin kendi içerisinde bize karşı duyduğu derin kıskançlığı, bizi çekememezliği, bizdeki bulunan herhangi bazı güzellikleri kaldıramayışı/buna gelemeyişi, bunların hepsinden dolayı bize karşı birikmiş olan hırsı, hıncı, kini, saldırganlığı, provoke edişinin yan getirisi olan kustuğu umman öfkesidir, laf sokuşunun altındaki yatan bazı semptomları.

Demekki narsist yapı bir başkasında bulunan, ama maalesef kendinde olmayan güzel bir ahlakı/objeyi kıskandığı vakit, sırf bu güzelliklerin karşı tarafa Tanrı tarafından bahşedilmiş olduğu için, kendi kendisine bunu kuruntu yaparak, karşısındaki kişiyi – ona lafları sokarak – o kişinin ruhunu oyarak, kıskançlığının ne kadar cehennemsi olduğunu bize yansıtmış olur. Bu durum ise bana göre öyle içler acısı bir haldir ki, zira ben en yakınlarımdan bu şeytani sistemin ateşine yıllarca tabi tutulmuşum. Ve bunu anladığımda ise o en yakınımdakilerin benim için onların artık benim gözümde hiçbir şeylerim olmayışlarını sezdiğim anlardır. İnsan bitiriyor bu kişilerle iletişimini, işte kalpteki o ana kadar var olan duygunun tamamen öldüğü andır bu an.

Gelelim sokulan lafların bir diğer içeriğine, bunlarla ilgili bir gerçek artık benim için su götürmez vaziyette bir gerçektir ki, narsistin ne kadar denli bir ahmak ve tamamen kendini bilmez oluşu! Zira kişi hem şeytani boyutun hizmetçisi hemde Allah tarafından birisine bahşedilen bir güzelliğe, kendi içindeki kaynayan o cehennem yüzünden düşman kesilen bir yapı! Senin haddine mi düştü??!!!, Allah’ın birisine layık görüpte hediye etmiş olduğu bir güzel ahlak yapısını ya da bir objeyi kıskanarak o kişiyi acıtmaya?, sen kimsin??!! Bozgunculuklarınla habire alemi ateşe veren bir bunak!! Hastalık diye görülen narsizm/psikopatlık evet bir hastalıktır ama bu hastalık kelimesi çok cılız kalıyor narsist yapının işlediği dev insan hakları ihlalinin yanında. Hastalık terimi asla anlatamaz o sistemin yobaz ve insan ruhunu ikiye ayıran/bölen!! mekanizmalarını!

Burada biline ki laf sokma huyu karşıdakini gizlice ve alttan alta yavaş yavaş kimseler anlamadan duymadan, öldürmek ve yok etmektir, onun varlığına dahi tahammül edilemediği için!! İşte psikolojik dev şiddet budur, birisine vücutsal dayak atmadan da onun ruhunu laflarla delik deşik ederek o kişiyi yok edebilirsin! Narsizm ve psikopatlık’ın en temel çürük taşlarından birisidir bu mesele benim için.

Buradan bu konular hakkında tüm dünyaya sesleniyorum!: Birkaç semptomla psikopatları/narsistleri indirgemeyi artık lütfen bırakın! Eğer hekimseniz/bilim adamı-kadınıysanız, herhangi bir psikolojik dallarla/alanlarla uğraşan herhangi biriyseniz, vazifenizdir sizin bu konuyu derinden derine inceleyip ve halka/ve aleme tüm açıklıklarıyla sunma görevi. Ne hikmetse dünyanın birçok yerinde bu konunun üç, beş on filan semptomlarını sayarak, durumu örtbas etmesi aleme hakim! Bu dünyada adaleti her yere ama her tarafa açık açık yaymaktan sorumluyuz, bu yüce Yaratan’ın kendisini insan diye gören herkesin üzerine düşen bir görevdir.

Anlaşılan o ki sayısızca kişi için laf sokma huyu çok çok normal, buna güler geçersin. Ee güler geçersek narsistlerde/psikopatlar da bizim canlarımıza okumaya rahat rahat devam ederler!! Çok merak ediyorum, dünyaca kanunlar bu konuda ne diyor?, hatta kanunlar mevcut mu bu konu hakkında?, mevcut ise nerelerde mevcut?

Tam araştırmadığımdan dolayı ve ancak benim yıllar içerisinde birçok ülkelerin insanlarını/kültürlerini/ahlak ve huy yapısını araştırmalarımı baz alarak ve dahi şu anki iç sezgisel duygularıma dayanarak soruyorum; dünyanın herhangi bir ülkesinde var mı bir insanın başka bir insana karşı kusmuş olduğu iç cehennemini ve dahi bununla ilgili kanunlar üretmiş olması ve bozguncuyu da bizzat yargılamış ve cezalandırmış olması? Kıskançlık, kin, öfke, hırs, bozgunculuk, provokasyon, fikir hırsızlığı, rekabet, yarışma, insanlara durup dururken dalaşma, insanı lafla bozmak ve delmek, çekemediği birisini toplum gözü önünda aşağılama, hainlik, nifak, fitne, azgınlık vesaire altındaki tüm işlenen  birçok ahlak dışı edepsizlikleri yargılamış olan kanunlar var iseler/vücut bulmuşsalar bunlar nerelerdeler??

Narsistler/psikopatlar toplumun edep ve etik anlayışını ve ahlakını en gizli yollar mekanizmaları üretmiş olarak, habire bozmaya efor harcayan sistemsel yapılardır. Onlar hayatlarını buna adamışlar: Allah’ı reddetmiş olarak uğramış oldukları cezanın onlardaki umman negatif getirisinin faturasını ona buna şuna kesen bir yapı. Oysaki elzemdir, insana verilen hastalıktan/bunalımdan/ışıksız bir tünel bakışından dolayı ruhunun ummanca daralmış olması ve böylelikle insanoğlu ayıkıp, kendisindeki çirkin olan ahlak yapısını anlaması gerekliliğini ve dahi o edep dışı olan ahlakı güzel ahlaka çevirme mecburiyetini. Hastalıklar bunun için vardırlar bana göre: Onların görevi ise, benim kendime ve topluma yapmış olduğum adaletsizliği anlamış olmam ve kendi hatamı kendime karşı kınayarak bu yapının bahçeler ve çiçekler açan bir aleme dönüşmesi sağlamak.

Atatürk

En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.

06.10.22

Elmas