11. Çatışma, kontrol, güç/iktidar/kudretli olma bağımlılığı
11. Çatışma, kontrol, güç/iktidar/kudretli olma bağımlılığı

11. Çatışma, kontrol, güç/iktidar/kudretli olma bağımlılığı

Narsistin güç, iktidar, kudretli olmadığı halde herkese karşı kendini kudretli gösterme tutkusu onda her daim yine ön planlardadır. Bunu hemen anlayabilmemiz çok kolay: Narsist kendisine rekabet olarak gördüğü herşeyle yarışır ve herkesi de bu sayede manipüle ederek enerjilerini sıfırlamaya ve kendisine çekmeye çaba sarf eder, kendisindeki bulunan negatif enerjilerini de tam da bu esnada rekabet ettiklerine yükler.

Güç ve iktidar ancak bir insan kişisel geliştiğinde kendisine, eğer Allah dilerse, bahşedilir. Narsist bırak kişisel gelişmeyi, ömrünü içindeki bulunan tüm çürüklüklerin kimseler tarafından asla anlaşılmasın diye, tüketir. Bunun içindir ki, o sadece manipülasyonlarla donanımlı ve bezemiştir kendisini. Daha doğrusu günbegün hayatında hep kötülüğe kafa çalıştırdığı için amansız ve çok çeşitli hastalıklara tutulmuştur. Zira insanoğlu hayatında herkese faydalı işler yaparsa içine düşmüş olduğu hastalıklardan kurtulur, kötülüğe yönelenler ise, kötülüklerinin üzerine habire devam kötülük inşa ederler.

Narsist zanneder ki, insanları uğratmış olduğu tüm kendi bozgunculuklardan dolayı, bunu yapabilme kudretine sahip olduğu için, kendisi herkesten güçlü ve kuvvetli. Esasen bu kibirle/dev isyanla narsist yapı Cenabı Allah ile yarışır sinsice, alttan alta ve gizlice. Ben bu derin bilgiyi işlediğimde ise hep aklıma Kur’an’daki bir ayet düşer, oradan bilirim şeytan denen yaratığın Allah’a baş kaldırmışlığını:

Araf 11/12/13

Sizi yarattık, sonra size şekil ve biçim verdik, sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin!” buyurduk. Hepsi hemen secde etti. İblîs müstesnâ; o, secde edenlerden olmadı.

Allah: “Ey İblîs! Emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?” diye sordu. İblîs: “Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi.

Allah: “Öyleyse hemen in o cennetten! Orada büyüklük taslamaya hakkın yok. Haydi defol! Çünkü sen aşağılık kimselerden birisin!” buyurdu.

Burada iyi biline ki, şeytanı da Allah yaratmıştır, O alemlerin Rabbidir. Kur’an’da Allah’ın bize anlattığı ise, bizlerin büyüklenme, kibirlenme, kendimizi güçlü/kuvvetli (Allah ile yarışırcasına olan türü) ve iktidarlı zannetmemizin ne denli bir şeytani yapı olduğunu mutlak idrak etmemizin gerektiğidir. Sonsuz yüce güç ve kudret ancak ve ancak Allah’ındır. Narsist sistem kendi çok aşağılık/kompleksli duygularını kapatmaya habire uğraştığı için, içerisindeki bulunan o eziklik/silik olma davranış kalıbı da kendi kendisini tersine çevirince, narsist dolasıyla büyüklenme/kibirlenme/güç/iktidara kilitlenmiştir.

Bu alemde herşey zıddıyla var olarak yaratılmıştır. Narsizm her ne kadar da şeytani üslubuyla bizleri Allah’a karşı kışkırtma derdinde olmuş olsa bile, elzemdir ki gerçekten Allah’a doğru yol almış kişilerde bunun tam da zıddının oluştuğu: Allah’ın izniyle Allah’ın ipine daha daha sıkı sarılabilme potansiyelinin yükselişi. İşte kişisel gelişimin damar noktasıda budur, kişisel gelişim Allah’a doğru yol alma olgunluğudur.

Kişisel gelişim, Allah’ın bir kişiye izin verişiyle, o kişinin belli başlı mertebelerden geçerek insan-ı kâmil oluşudur. Narsist hayatında geriye doğru adımlar atarken, kişisel gelişen kişi daima öne doğru ilerler.

Bana göre bu alemde herşey ama herşey, akıl sahibi miyiz değil miyiz bunu anlama üzerine kurulu gibi. Gerekenleri gerektiği gibi akıl/idrak etmekle yükümlüyüz. Madalyonun diğer gizli ve hemen göze çarpmayan bölümünü incelemekle ve idrak etmekle emrolunduk anlaşılan. Ağzımıza her bal çalana inanmamız gerektiği kanısındayım. O bal türünü önce incelemek zorundayız ki onun içindeki tabiatı/dengeyi anlayalım ve ona göre eyleme geçelim.

İbn-i Haldun

Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkar eder.

05.10.22

Elmas