13. İnsanları sinsice kapalı/açık yollardan birbirlerine düşürme fitnesi ve nifakı
13. İnsanları sinsice kapalı/açık yollardan birbirlerine düşürme fitnesi ve nifakı

13. İnsanları sinsice kapalı/açık yollardan birbirlerine düşürme fitnesi ve nifakı

Narsizm tayfasında uzun zamanlar boyunca fark etmiş olduğum bir diğer yapı sistemi de şu ki onların bol bol dedikoducu oluşları. Bu işe düşkün oluşlarından ötürü olsa gerek, fitnenin ve nifakın onların arasında bol bol yayılma nedeninin temelinde yatan.

Öncelikle fitneyi ve nifaki inceleyelim. Fitne var olmayan veya var olan/ama saptırılmış olan bir lafı sözü/konuyu/konumu/durumu/algıyı ya bir zümreye karşı ya da bir bireye karşı bizzat söyleyerek/afra tafra ile ima ederek/tavır tarzla belirterek/vücut diliyle anlaştırarak onları kışkırtmaktır, tahrik etmektir, arabozuculuktur, karalama kampanyasıdır ve dolduruşa getirmektir.

Nifaka gelince, bu bir ara bozuculuktur/insanları birbirlerine düşman kesmektir, insanı ya yaşadığı toplumla ya da bizzat kendi kendisinin gözünde şüpheye düşürmektir, içi dışı bir olmamaktır, iki yüzlülüktür, inandım diyerek temelinde dine inanmayandır, münafıklıktır, kafir olmaktır.

Şunu da buradan belirtmeden geçemeyeceğim, çok uzunca araştırmalarım sonucunda ben şu kanıya vardım ki bir narsist neyse psikopatta temelinde odur. Psikopatlık narsizmin çoğaltılmış ve kabartılmış ve dahi narsizme nazaran daha da ek semptomlar da taşıyan bir türdür. Ayrıca da narsizmin/psikopatlığın diğer de yazgın olan türleri de var onları da zamanla kaleme alacağım inşallah. Dünyaca bilim adamlarının düşünceleriyle/tespitleriyle bu konuda ayrışmış olabilirim ama bu önemli değil benim için. Tüm dünyadaki şu anki bazı hastalıklarla ilgili verilerin/bilgilerin doğruluk açısından şüpheliyim ben hemde epeydir. Bunun sebepleri ise şu ki, bizzat gezip görmüş olduğum bir takım ülkelerde kanunlar adı altında dev kanunsuzlukların ve insan hakları ihlalinin tamamen söz konusu olmuş olmalarıdır. Bu hastalık branşına da ne yazık ki yansımış haldedir.

Örneğin bazı hastalıklar A ülkesinde enine boyuna incelenmiş araştırılmış detaylıca yazılmış çizilmiş iken ve benimde derin araştırmalarım sonucu, bu hastalığı taşıyan insanlarda izlenimlerimle örtüşmekte iken B/C/D ülkesinde bu tür bilgiye/derin bilime/hakikate rastlamış olmak maalesef mümkün değildi. O vakit çok acı duyarak anladım ki, B/C/D ülkeleri o hastalık üzerine bilinçli ve tamamen kasten olarak ya o hastalık üzerine derin araştırmaları durdurmuş/engellemiş/hiç yapmamış ya da bilgiler ve hakikatler mevcut ama dışarıya sızdırılması tamamen engellenmiş.

Yukarıdaki belirtmiş olduğum eksikliğin bana olan yansıması şu olduki, narsizm illetini anlatmak istediğim de çokça ek incelemeler de yapmak zorunda kaldım o denk gelmiş olduğum hastalığın anlamlandırılmışlığı/isimlendirilmişliği/teşhisi yapılmışlığı bilgisine ulaşmak için: Çünkü etrafımdaki narsistlerin ruh hallerini izlemleyip, onları tartıp ve kategorize ederek onları hissedebiliyor ve algılayabiliyordum ama hisleri anlatacak kelimelere/sözcükleri bir türlü ne B ülkesinde ne de C veya D ülkesinde rastlayabiliyordum! Bu ne demek biliyor musun?!

Bir hastalığın bile bile üstünü kapatmaya efor harcamak ve o hastalığı neredeyse tamamen yok saymak ve hatta ve hatta o hastalığın teşhisini dahi yapmama/yapamama/koyamama zorunluluğu hapsine tutulmak!! Bunu uygulamış olan bir ülkeye ben daha nasıl güvenirim ki?!

Ve bu işin en akıl almaz tarafı da şu oldu ki ben en nihayetinde daha daha başka ülkeler çapında, örneğin E/F/G ülkelerin narsizme/psikopatlığa bakış açılarını araştırmaya devam ettim, benim narsistlerdeki rastlamış olduğum semptomlara/izlenimlerime belki oralarda denk gelebilmek için. Çok şükür sonunda narsizmi ve dahi psikopatlık ve diğer türlerini sayan döken – hemde narsistlerin kilitlenmiş olduğu travmaların/bulguların/ruhi durumlarının isimlerini de – detayı detayına vermiş olan ve dahi bu konularda muazzam teşhisler yapmış olan ülkelere denk geldim. O vakit de zaten daha iyi anladım, asıl gerçekleri gizleyen ülkelerin, neden benim (veya da belkide başka araştırmacılar tarafından da aranmış olan bilgilerin) aradığım gerçekleri herkeslerden gizlemiş olduklarına: Bir insan ancak ilk etapta baş etmeye çok korktuğu/baş etmeyi beceremediği şeyleri/olayları/konuları/bulguları/teşhisleri herkesten gizli tutar!!

AİDS hastalığında da ben aynı duruma rastlamıştım: Ülkelerin birçoğu bu hastalığın ilk çıktığı zamanlarda (ve daha sonraki yıllarda da) ondan öyle bir korktular öyle bir ürktüler ki uzun bir müddet dışarı sızmadı bu konu hakkındaki derin bilgiler. Bugünlerde artık narsizmin/psikopatlığın üzerine videolar/söyleşiler/yazılanlar çizilenler binlerce şükür ki arttı da arttı, çünkü bu hastalık türü dünya alemi sarmış vaziyette!! Narsizm/psikopatlık demek, şu alemde Allah her neyi doğal olarak yaratmışsa o doğallığı envaiçeşit umman hile ile/dev cahillikle bozmak, bozguna çevirmek, ortalığı kıyamet haline getirmek, Allah’ın yaratmış olduğu herşeyi ama herşeyi tamamen tersine çevirmiş olarak topluluklara/dünya aleme yansıtmak ve insanların algılarını sonsuz çirkinlikle kirletmek.

Ama Allah neyi murat ederse, ona Ol der ve o da olur!!!

Adalet namına ne varsa, üstünü örtmekte narsizmin/psikopatlığın kardinal semptomlarından birisidir. Bu tamamen hasta kişinin bir illüzyonudur, çünkü hakikat eninde sonunda lanse edecek aleme, Allah’ın emri böyle, Allah ne derse ne dilerse, o olur!

Tertemiz bilgilerle/hakikatle/adalet namına ne varsa aramıza nifak sokmakta bir diğer fitne türüdür. Fitneyi yapan kimsenin temelinde yatan bir başka sebep ise, bozguncunun ortalığı barışlar halinde görmesine/algılmasına zerre dahi tahammül edemediğindendir: Kendisi hep savaş ortamlarına kilitlenmiş olduğu için ya da atalarından genetik bu sistemi devraldığı için, o güzel olan herşeye ama herşeye tamamen ve tamamen düşmandır. Ve narsistin ömrü güzel olan herşeyi sürekli ve devamlı olarak cehenneme çevirme üzerine kuruludur, zira narsistin içi zaten kendisi çok kötü birisi olduğu için cayır cayır cehennem gibi yanar durur. İşte bu cehennem, narsizmi araştıran ve inceleyen herkese, genelde de narsistin iç durumundan ötürü yansımasıdır.

Narsistin kıskançlık duygusu kabardığı vakit, herşeyi fitnesine uğratır ve onun fitne sokma mekanizmaları da – benim şu anki derin incelemelerime/bilgilerime göre sonsuzdur. Ne acıdır ki, narsist kendisini herkesten akıllı ve üstün görmesinden dolayı ister ki dünya alem onun oyunlarını/manipülasyonlarını konuşsun/hep onunla ilgilenilsin ve sırf kendisi ünlensin ve ancak kendisi ön planda kalsın. Tek ünlü vardır, o da ancak ve ancak alemlerin Rabbi Allah’tır.

Elmas