17. İçsel yetersizlik duygusundan kaynaklanan derin aşağılık kompleksinin tersine dönüşümüyle kişinin aşırı kibire ve büyüklenmeye tutuluşu
17. İçsel yetersizlik duygusundan kaynaklanan derin aşağılık kompleksinin tersine dönüşümüyle kişinin aşırı kibire ve büyüklenmeye tutuluşu

17. İçsel yetersizlik duygusundan kaynaklanan derin aşağılık kompleksinin tersine dönüşümüyle kişinin aşırı kibire ve büyüklenmeye tutuluşu

Narsist hayatındaki maruz kalmış olduğu dev acılarından dolayı – ki bunları en derinden bir yerlerinde yine de hissetmiş olduğu inancı içerisindeyim ben, her ne kadar onda kutsal olan empat duygusu bulunmamış olsa bile – bulunduğu durumdan dolayı yine kendi eliyle ona buna etmiş olduğu dev zulümü hayatı boyunca sonsuz acılar çekerek ödediği inancı içersindeyim.

Bugünkü konuda, narsistin sübjektif olarak alttan alta çektiği yetersizlik, değersizlik duygularından ve de aşağılık kompleksinden (eziklik hissi) ötürü onda oluşmuş olan kibirlenme/büyüklenme/büyüklük taslama semptomlarını inceleyeceğiz. Bu büyüklenme semptomuna ben Firavunların hayatlarını incelerken de yine çokça rast gelmiştim: Haşa ve çok haşa Firavun denen yaratık kendini Tanrı ilan etmişti ve halkı da onun kölesiydi yani – haşa – kullarıydı. Bu güzel bir örnekten de anlayabilirsin, bir aciz yaratığın ne denli kendisini tepelere/zirvelere oturtmaya çalışmış olmasını. Oysaki en tepede olan bulunan ancak ve ancak yüce Allah’tır.

Zaten de narsizmde de en kardinal semptomlardan birisidir bu büyüklenme tutkusu. Narsizmde en bariz ve çok net görülebilen/hissedilebilen diğer duygular yoğun bir kıskançlık, hırs, intikam/kin: kendi hayatında iyi gitmeyen şeyleri habire birisine fatura etme tutkusu, dev bir öfke ve onun hergün patlaması. Bu semptom cümbüşünün hepsine birden rast geldiğinde bil ki o kişi de narsizm mevcuttur.

Enbiya 29. Ayet

Bayraklı Bayraktar Meali:

Onlardan kim: “Allah’tan başka ben de bir tanrıyım” derse, işte onu cehennemle cezalandırırız. Zâlimlerin cezasını böyle veririz.

Evet, gelelim değersizlik ve yetersizlik hissine. İnsan kendisinin geneli olarak onaylanmasını arzu eder, bu onaylamada elbette sağlıklı bir çerçeve içerisinde olursa, bu olgu onaylayanı da onaylananı da ruhen büyütür, geliştirir, içinde çiçekler açmasını sağlar. Ama narsist sürekli ailesi tarafından habire ve durmadan aşağılanılmış, hor ve bir işe yaramaz bir kişi olarak görülmüş olduğundan dolayı yetersizlik hissine travmatize olmuştur. Bu yüzden de narsist habire beğenilme tutumuyla herkesi boğan bir arzuya sahiptir. Öyle ki kendisinin sürekli onaylanması hep bekler, çünkü o sağlıklı açıdan kendi kendine yetebilme/yetme olgusunu bilmez ve tanımaz.

Narsist bu sebepten ötürü de aynalara bakmaya doyamaz ve giyimine, kuşamına, yatına katına çokça dikkat eder ve sırf onları temin edebilmek için ömrü billah çalışır, didinir durur. Onun herhangi bir işte çalışmış olması ise ancak ve ancak kendi egosuna yaptığı yatırımlara hizmet sağlamak içindir. Zannetmeki o aile reisliğini üstlenmiş de bunun için işe giderek eve para getiriyordur, ailenin ihtiyaçlarını karşılıyordur. Bu taktikte zaten onun bir başka manipülasyonudur işlerini yürütmek için. O sadece ve sadece kuzu gelecek yerden kazı esirgemez, hepsi bu.

Kibirlenme/büyüklenme dürtüsünün en alt katında yatan davranış örüntüsünün temellerinden birisi ise, bir kişinin kendi gözünde kendisini yetersiz, küçültülmüş/küçümsenmiş/bir baltaya sap olamamış gibi hissetmiş olduğundan kaynaklanmakta. Yani bir kişi yaşadığı toplum tarafından küçümsenilir ve onunla alay edilirse, o kişinin içindeki bu duygusu kendi kendini hazm edebilme derdine düşer ve o küçümsemeyi büyüklenmeye/kibirlenmeye dönüştürerek işi tersine akıtır/aktarır veya çevirir. Bu durum ruhani bir mekanizma ben bu konuyu bu kadar güzel anlatan bir Hocam’dan okumuştum bu çok önemli bilgiyi, ama Hoca’mın ismi şu an aklıma gelmedi.

Kibirli kişi ise kimseyi beğenmeyen bir yaratığa dönüşür ve sürekli etrafındaki herkesi içine kilitlenmiş olduğu hastalıklı boyutlar almış olan suçluluk duygusundan dolayı, işlemiş olduğu hiçbir suçun kendi üzerine kalmamasına efor harcar döker. Ve hemen girişir karşı tarafın suçlarını o kişinin yüzüne karşı sayıp dökmeye, böylelikle karşısındakini hem aşağılar, hem kendi içten rahatlar hemde o kişiyi toplum gözü önünde dışlamayı/dışlattırmayı veya aforoz etmeyi başardığını zannedir aklı sıra.

Altın çamura düşmekle kıymetini yitirmez.

Türk Atasözü

Şu artık su götürmez bir gerçek ki, bir narsist her kime karşı içindeki kinini, öfkesini, hırsını, intikam ve kin duygularını, kıskançlıklarını, aşağılanmış ve yetersiz kılınmış olmasının faturasını kesmiş ise ve her kime bu şekilde bedel ödetmeye çalışmışsa, bunlar sadece ve sadece narsistin kendi içinde var olduklarını bildiği ama kendisine itiraf edemediği umman bir sanrısıdır. Narsist aslında toplumun göz bebeği olmaya çaba tüketirken, kendi kendisini toplum tarafından bilinen ve yargılanan ve dahası toplum dışı etmiş bir varlıktır. Çünkü kibirin karşıtı alçak gönüllülüktür, öfkenin karşıtı ise sükunettir, hırsın ise razılıktır, yertersizliğin ki ise yeterliliktir, suçluluk duygusunun ki ise suçlarını anlayıp kabul etmek vs. Zira ancak ve ancak yüce Yaradan suç işlemekten tamamen ve sonsuz olarak münezzehtir.

En’am 129. Ayet

İşte biz, kazandıkları günahlar yüzünden zâlimleri kötülük işlemede birbirine böylece dost ve yardımcı yaparız.

 

24.09.22

Elmas