19. Yalan konuşma ve yalanı normal sayma ve dolayısıyla gerçekle illüzyon arasını artık ayırt edememe yapısı
19. Yalan konuşma ve yalanı normal sayma ve dolayısıyla gerçekle illüzyon arasını artık ayırt edememe yapısı

19. Yalan konuşma ve yalanı normal sayma ve dolayısıyla gerçekle illüzyon arasını artık ayırt edememe yapısı

Narsizm de bir dev sorun daha mevcuttur o da şu ki narsistin elmayı armut olarak görmüş olmasıdır tabii ki de eğer o elmayı dahi algılayıp görebiliyorsa. Bence onun kendisine en büyük sorun yaratan semptomlarından bir diğeri de şudur ki o – yıllar içerisinde kendi kendine tasarlamış ve yaratmış olduğu iç gerçeklerinden hariç – dışarıdaki var olan milyarlarca olan bitenleri, yani var olan diğer gerçekleri tamamen reddetmiş vaziyettedir. Bu kendine has bir ruh hal durumudur, narsist bir algı yanılmasına tutulmuştur.

Değil mi ki algıdır bizim fark ettiğimiz/algıladığımız herşeyi ama herşeyi gözlemlediğimiz/izlemlediğimiz yegane bir içsel mekanizmamız. Gözlerimizle, hislerimizle veya duyularımızla algılarız etrafımızdaki olan biten herşeyi. O halde algı çok önemli bir zihinsel enstrümanımız.

İnsandaki var olan sanrı ise, algı yanılma ve dahi illüzyon mekanizmalarının iç sağlık durumunun hezimete uğramış olan boyutlarıdırlar. Düşünsene zihinsel olarak bu vahim hastalıkların ensesine kilitlenmiş olmak demek, gerçek/gerçekleri algılama duyusunun yitimi (derealizasyon) demektir. Ve buna ek olarakta kendine yabancılaşma/kendi kişiliğinden çıkma denilen depersonalizasyon durumu söz konusudur. Hal böyleyken narsizme tutulmuş bir kişinin yalan konuşma potansiyeli – olayları yanlış algılama mekanizmasından dolayı – onun içinde dönüp duran ayrıca da bir gerçektir. Benim çevremdeki ve dahi dünyasal incelemelerimde de aynı duruma sayısızca defa denk geldim.

O vakit anladım ki, narsistin kendine has bir iç alemi var ve aklı başında bir insandan yani insan-ı kâmilden tamamen ayrıştırılmış/ayrışmış durumdadır o. Senin anlayacağın narsizmin pençesinde olanlar ayrı bir yolun yolcusudur. Onunla ne bir iletişim kurmak mümkün ne onun tarafından anlaşılmak, sevilmek ve diğer kutsal ahlak yapılarını hissetmek mümkündür. O ancak heybesindeki var olan ve ona ezberletilerek dayatılmış olan hayatta kalma prosedürlerinden ibarettir. Her ortaya sergilediği eylemler tamamen ezberlenmiş konulardır. Narsist zaten de çokça kulaktan dolma bilgileri sana anlatır ve hakiki bilimden sana bahsettiği zaman bil ki onu da önceden iyice ezber etmiştir ki karşısına geçen kişiye karşı utanç bir duruma düşmesin diye.

Narsist ancak ve ancak insanları acıya uğratan onların canını yakan, alemi yakıp yıkıp ateşe verip ortamı cehenneme nasıl çevrilme konusuyla ilgilidir hatta bu konuda da tamamen uzman konumundadır. Onun `aklı’ ancak ve ancak kendi egosunu dahada şişirecek meseleleri incelemek, belirlemek ve de onları kendi leyhine dönüşecek şekle çevirmek. Onun bulunan mesleksel dahiliği bile sırf kendisini toplumda ön plana çıkarmak için/toplumlara lider olma merkezli olarak ezber edilmiştir.

Ve inanılacak gibi değil ama narsist kendine meslek edindiği ahlak adı altında ahlaksız yapısını öyle bir sinsice, öyle gizli kapaklı ve kapalı kapılar ardında ezber eder ve etrafına da onları uygular ki, sen eğer onun iç boyutlarını az buçuk tanımıyorsan, seni ağına kurban olarak düşürmüş oluşunu dahi bile yıllar sonra anlar ya da algılarsın. Zaten onun seçmiş olduğu kurbanlar tesadüfi değillerdir onları bilinçli olarak seçer. Dev hastalıklı boyutlara ulaşmış olan kontrolcü deliliği/bunaklığı sayesinde önceden kurbanlarının hal ve hareketlerini, hayat yaşam tarzlarını detayına kadar ölçer/biçer ve inceler. Ondan sonra çıkar kurbanının karşısına onu – yıllarca süren seremonileriyle – köle durumuna kilitleyebilmek için.

Onun hastalıklı yapılarından bazılarından daha bahsedeceğim ve bunları mutlaka incelemeni tavsiye ederim, çünkü bir narsistin ipliğini pazara çıkarmak istiyorsan eğer, ki bu narsistin en en en korktuğu konulardır, onun izlemiş olduğu izleri iyi izlemlemiş ve deşifre etmiş olman gerekiyor.

İşte narsistlerin birkaç tane daha diğer illüyzon/manipülasyon mekanizmaları: O bizleri

– tavlar, yemler ve bizi bize karşı över de över (Hoovering);

–  çok iyi bildiğimiz konularda/olaylarda bizi mutlaka ikileme düşürerek bizi çıldırtmaya uğraşır ve aklımızla zorumuz olduğunu bize dayatır (Gaslighting); 

– eylemleriyle söyledikleri asla ve asla uyuşmaz;

– habire yalan konuştukları onlara söylendiği halde yalan konuşmaya mutlaka devam ederler;

– her konuyu kendi leyhlerine çevirirler;

– onlarda annebabalık kavramı edebi ve ahlakı yapısı katiyyen yoktur ve onlar kendilerini asla bir annebaba rolünde görmezler;

– ortalığı cehenmme çevirdikleri halde sürekli iyi övgüler beklerler;

– eleştirilmelerine karşı katiyyen karşıdırlar;

– aşırı derece şüphecidirler ve insanın içine kurt gibi şüpheciliği sokarlar;

– laf sokma kültürünü içlerinde çok iyi beslerler ve her kimi kıskanmışsalar ona bu cehennem zehirini uygularlar;

– insani över gibi görünürken lafları sokarlar;

– daima bize düşman kesilmiş/bizim rahatsız olduğumuz kişiler tayfasının yanında saf tutarlar: Dostumun düşmanı dostumdur;

– düşmanlarımızdan bize laf taşırlar ve o lafların da arasına başka bizleri aşağılayacak ve küçük düşürecek kelimeleri katarak süslerler;

– geçme beni geçerim seni tam onlara göre bir sistemdir: Birileriyle yarışma, rekabet, entrika yaratmada bir dahilik vs.;

– kibirleri umman vaziyettedir ve kendilerini herşeyden ve herkesten tamamen üstün görürler ve özel bir yaratık oldukları sanrısına düşmüştürler;

– en çok ölmekten korkarlar, çünkü bilirler ki eninde sonunda yüce Tanrı’nın emirlerinin tam tersini icraat etmiş olarak yarın ahirette hesaba çekileceklerini;

– onlar tamamen empati yoksunudurlar

– bir insanın mutlu oluşuna asla ve asla tahammül edemezler…

İyileşebilirsin, çünkü hastalığın yalnızca bir düşünce.

Osho

22.09.22

Elmas