24. Hastalığın artık beyinde mikroskopla görüntülenebilmesinden dolayı hastanın hastalığı yok sayamaması
24. Hastalığın artık beyinde mikroskopla görüntülenebilmesinden dolayı hastanın hastalığı yok sayamaması

24. Hastalığın artık beyinde mikroskopla görüntülenebilmesinden dolayı hastanın hastalığı yok sayamaması

Narsistin hayatı ondaki dağ gibi gelişmiş ve her yeri sarmış olan narsizmi yok sayarak ve kati şiddetle reddetmekle geçer. Kendisi rahatsızlığından hiçbir şekilde rahatsız olmuyormuş gibi ayaklar takınır ne var ki bu da bir diğer gerçeği bastırma mekanizmasıdır. Bir kişinin bir şeyi yok saymasıyla o bir şey yok olmaz, tıpkı ruhumuz gibi. Onu gözle göremiyoruz ama var olduğundan eminiz.

Kendisi hastalıklarını her ne kadar yok saysada onun bulunduğu ortamlar onun davranışlarından ve onun etrafındaki bulunanların üzerine düşüşünden/yığılışından dolayı çokça rahatsız. Dahası insanlar onun hayatını yaşayış seyrediş şekline de bir anlam verememekte.

Kaynak: bilgiyelpazesi.com

Bilimsel bulgulara şöyle bir göz atalım arkadaşlar:

Bir çalışmada, bilim ilk kez bu açığın yapısal bağlantısını gösteriyor. Çeşitli testler kullanılarak, kişilik bozukluğu olan hastaların aslında büyük ölçüde empati eksikliği olduğunu analiz edildi. Beyin korteksinin (büyük beyin zarının) kalınlığı MRT yardımıyla ölçüldü ve beyin korteksinin tam olarak o bölgesindeki yapısal anormalliklerin önemli ölçüde daha ince olduğu kaydedildi.

Kaynak: Dr. Stefan Röpke

Demek ki beyin katmanları zarında bir incelme söz konusu olduğunda bu da bir kişinin etrafındakilere karşı empati duygusunu hissetmemesini sağlıyor. Empati yoksunluğu ise narsizmin/kişisel bozukluğunun her çeşidinde hep ön planda bulunun kardinal semptomlardan birisidir. Empati yoksunluğu ise yaygın bir gelişimsel bozukluk. Yani bir kişi doğduğu andan itibaren her yönüyle gelişirken narsistlerde bu mekanizma gelişim firesine uğramış şekilde. Zaten de fark etmişizdir defalarca da bizler, birisiyle sohbet esnasında – esasen fark dışı/ya da bilinçaltı sistemi tarafından – tararız karşımızdaki kişinin bizi o sohbet esnasında anlayıp anlamamış olmasını. Değil mi ki bir insanın en en en temel ihtiyaçlarından birisinin birileri tarafından anlaşılmış olmaktır. Seni beni anlamazsa birisi ne olur bir düşün.. Sohbetin alıcısı kim vericisi kim o vakit? O sohbet bir sohbet mi yoksa sohbet adı altında bir manipülasyon sistemi??

İşin en çarpıcı yönü ise narsist kişinin bunların hiç birisinin dahi farkında olmayışıdır. Narsistin iç dünyası habire ve sürekli kendi ezik ruhunun ezikliklerini başka yedeklerde doldurma derdindedir. Narsist sana ‘seni seviyorum’ der fakat bunun asıl altında yatan sorun ise kişinin tutulmuş olduğu ilişki bağımlılığıdır. Narsist sevemez dahası sevmeyi bilemez/bilmez. Narsist zaten sevgi nedir bilmediği için ve kendisi de ebeveynleri tarafından hiçbir zaman sevilmediği için ve dahi ona bir obje/nese gözüyle bakılmış olduğu için, sevgi denen kutsallığı tanımaz bilmez.

Narsist birçok konuda yalan söyler daha da acısı narsistin beynindeki akışım sürekli bir iltihaplılık arz ettiğinden dolayı onun değerlere ve anlamlara ve dahi şu alemde bulunan birçok konuya yüklediği her algı ona özel hastalıklı bir algı akışıdır. Narsist seneler içerisinde kendi kendini kandıra kandıra kendi yalanlarını da artık birer gerçekmiş gibi algılayan, yaşayan ve çevresine de lanse eden bir kimsedir. O ailesi tarafından hiçbir zaman olduğu gibi kabul görmediği bir kişi olduğu için habire ve durmadan ihanetin en ağırına uğramış bir yapıdır. Dolayısıyla da o bu yaşamış olduğu ihanetin faturasını işte ileriki hayatında kimi köle rolüne sokabilirse ondan çıkaran kişidir. Genelde seçtiği kurbanlar ise onun içindeki o ihanetin her halinin depreşmesini tetikleyen kişilerdir. Narsist o kişilerden intikamını alırken, o kişileri zaten anababasının ona etmiş olduğu ihanetin bedelini ödetmeye çalışır ömrü boyu. Narsist kendi anababasına asla herhangi bir boyutta yakalaşamadığı için de hayatına o kurbanları yedekler olarak seçer ve onların canını doya doya yakar ve birde bunları seyreder, bunlardan keyif alır ve hatta enerjisine enerji katar.

Onunla bir konuda sohbet edersin sen ne dersen o sana o konunun tamamen tersini anlatır. Bu sendrom var ya öyle şakaya ve gevşekliğe dahi alınacak bir sendrom değildir!: Narsist senin içindeki inandığın doğrularını/hakikatini – sana kendi tamamen safsata olan bilgilerini anlatarak – senin içindeki o hakiki inancının DNA’sını kırar! Eğer ki kendine güven konusunda zayıflıkların varsa narsist oralardan girerek seni tıpkı kendisinin ruh DNA’sının bozukluğu gibi ruhunu paramparça etmek ister. Ve şundan da emin ol ki, narsist her ne yapıyorsa bunları bilinçli olarak yapıyor! O yaratık kötülük namına ne varsa ona kilitilenmiş bir yaratıktır. Onun bizi aldatabilmiş olmasının en bariz sebeplerinden birisi ise onun bize insan kılığında gözükmesidir! Biz ona baktığımızda beynimiz karşımızdakini bir insan gibi algılar oysaki narsist insan kıyafeti giydirilmiş bir cani ve tirandır!

Her yaptığı hareket, her anlattığı konu, her sergilediği ahlak dışı yapı ve sonsuz edepsizliği ve ona ait ne varsa herşey ama herşey sadece ve sadece onun kendi çıkarlarını ve içindeki o egoyu doyurması/tatmin etmesi için bize karşı sergilenmiş eylemlerdir. O bu kötü ahlakı uygularken aklı sıra şunu düşünmektedir `bak işte karşımdaki kurbanı nasıl da oynatıp, hoplatıp zıplatıyorum; bu da bana benim o kişiden olan üstünlüğümü gösteriyor!’

Narsist kendisini kime ve her neye karşı yenik/ezik/silik/yetersiz hissederse o kişiyi/konuyu ele alarak, o kişilerin hayatını yıllarca hemde cehenneme çevirerek o ezikliğinin intikamını işte böylelikle alır. O güzellik namına ne varsa şu alemde onlara düşmandır, o esasen farkında değil ama Allah‘ın başka insanlara bahşetmiş olduğu tüm güzelliklere umman kıskançlığı yüzünden hemen düşman kesilen kişidir. Oysa ki bu alemde ne varsa ama ne varsa herşey ancak ve ancak Allah‘a aittir! Ancak Allah sahiptir herşeye:

Kur‘an Nur Suresi 42. Ayet – Ömer Nasuhi Bilmen meali

Ve göklerin de yerin de mülkü, Allah’ındır ve gidiş de Allah’adır.

Narsist o sonsuz kibirinden ve kendini herkesten üstün görüşünden dolayı Allah’ı ve O’nun emirlerini ve O’nun ayetlerini ve Allah’tan gelen herşeyi inkar eden yapıdır. Narsist başkalarına ait olan birşeyleri ölesiye kıskanırken, o bir şeylerin hepsinin Allah’a ait olmuş olduklarından dolayı, yüce Allah’ı ve o sonsuz Yaratan’ın yaratma gücünü kıskanır.

20.09.2022

Elmas