9. Derin bir öfke, saldırganlık, nefret, kıskançlık ve öç alma bağımlılığı ve eğilimi
9. Derin bir öfke, saldırganlık, nefret, kıskançlık ve öç alma bağımlılığı ve eğilimi

9. Derin bir öfke, saldırganlık, nefret, kıskançlık ve öç alma bağımlılığı ve eğilimi

Narsizmi en derinden ve en detayına varana kadar anlatan Hocalarımdan bir tanesinden öğrenmiştim, narsist yapıda en en ön planda olan ve ortalığa onun ruhundan ateş gibi saçılan belirgin semptomların var olduğunu. Bunların ise sonsuz, ve hergün bir şekilde birilerinin hayatında patlayan öfke nöbetleri, kıskançlığı ve intikam alma kalıpları oluşunu öğrendim o vakit.

Ben bu Hocamın videolarını yaklaşık üç yıl filan önce seyrederken/dinlerken ve kendi kendime o vakitler sordum ´acaba Hoca’nın narsizm üzerine olan engin tecrübeleri ile benim de adlandırdığım/duygu frekanslarımla belirlemiş olduğum semptom çeşitlerinin arasında hangi tür farklar veya hangi denkleşmeler/keşismeler var?!’ Çünkü o dönemler daha o ülkede narsizmle (hadi psikopatlık bilgilerini/verilerini geçtim zaten!) alakalı o kadar az ve neredeyse yok sayılacak kadar bilgiler/anlatımlar mevcuttu ki. Senin anlayacağın o ülke kişisel bozuklukların tüm çeşitleri derinden derine araştırılmasın diye bu sistemin önünü ardını belli ki bilinçli olarak iyice tıkamıştı ki, millet bu konuyu deşelemeye dahi yönelmesin diye.

O vakitler bu işe çok şaşırmış kalmıştım! Zira benim etrafımdaki sayısızca kabileler/sülaleler ve dahi dünya genelinde bu bozukluğun hakim olduğunu 2012 de bana devşirilmeye çalışılmış olan bir davranış kalıbı sayesinde zaten denk gelmiştim ben bu narsizm denilen illete. Denk gelmiş olduğum kalıbı da işlemeye/incelemeye başladığımda ise, bunlara tercüman olacak terimleri/bilgileri/semptom isimlerini didik didik aramaya koyuldum. Ve işte o zaman acı ile fark ettim ki, ben birşeyleri hissediyorum ama araştırmalarım esnasında onları anlatacak anlatımlar/semptomlar sanki yok gibi! Bu işin temellerini incelemeye koyulduğumda ise, dehşetle kavradım ki bu kişilik bozukluğu ile dünya alem kaynıyor! ve fakat dünyanın birçok ülkelerinde hiç ama hiç zerre dahi anılmamış/incelenilmemiş bu tiplemeler: Ortalığı cehenneme çevirmeyi başaranlar üzerine yazılar çok çok azınlıktaydı!! Zaten de söyleşilerine denk gelmiş olduğum Hocamdan yine öğrenmiştim ki, Hoca da başka bir ülkeden bu psikopatlarla/narsistlerle ilgili bilgiler terimler/kavramlar/teşhisler/anlatımlar toplamıştı ve isimleri o ülkenin dilindeydi.

O an nasıl sevindiğimi anlatamam!, demekki hissettiklerimin isimleri/terimleri/teşhisleri/anlatımları mevcut ama o bilgilere ulaşmak çok zor ya da hiç mümkün değil. O ülkenin bilim adamları/kadınları/hekimleri/araştırmacıları korkmadan ve yılmadan narsizm/psikopatlık illeti üzerine hemde öyle bir detaylı incelemeler yapmışlar ki ve bunu da internete de/kitap olarakta sunmuşlardı.

Çok daha sonra anlayacaktım, gerçeklerin üzerini habire kapatmaya çalışan bir gücün var olduğunu ve dünyayı da yönettiğini! İçimdeki hissetmiş/algılamış olduğum duygu durumların/algıların/düşüncelerin olduğunu ve var olan birşeyleri neredeyse yok sayacaktım, onlarla ilgili sağda solda bilgiler bulamayınca! Nasıl olmuşsa olmuş işte ve o güç denilen yapı, benim hislerimle/algılarımla/düşüncelerimle/sezgilerimle alakalı çelişkiye düşmemi neredeyse sağlayacaktı. Ve neredeyse ben kendi kendime söylenmeye başlamıştım ´herhalde duygu durumlarımda bir anormallik var ve serap görüyorum galiba ben, hissettiklerimi artık yok saymalıyım!!!’ diye. En nihayetinde bu durumun bir ismi var artık!: ALGI OPERASYONU.

Narsist bizde dev öfkesini patlatarak, bize habire saldırarak, nefretini bize kusarak, habire bizi içindeki şeytanlığından dolayı sorumlu tutarak öç alma derdine düşmüş olan aciz bir yaratık. Algı operasyonuda onun manipülasyonlarından birisidir. Bizi bu şekilde manipüle ederek içindeki egoizmi doyurma ve şişirme derdinde o. Ve bizi sürekli korkutmayı başarmış olan bir yapıdır o. Biz ancak ve ancak Allah’tan çekinmemiz gerektiğini anladığımız vakit, narsist o an kül olur gider, ne ismi kalır ne de cismi. Sonuçta şu alemde (ve bilmediğimiz diğer alemlerde) vücut bulmuş herşey Allah’ın yaratmış olduğudur, emri ancak Allah verir. Bize düşen ise aklımızı çalıştırarak doğru olanı eğriden ayırma gerekliliği.

Casiye 36

Bütün övgüler, göklerin Rabbi, yerin Rabbi, bütün insanaların Rabbi olan Allah’a aittir.

Önümüze sunulan herşeyin ama herşeyin doğruluk ve yanlışlık payını mutlaka incelemeyiz ve irdelemeliyiz. Ancak bu şekilde hakikate doğru yol almış oluruz, işin doğası da bu zaten. Ayrıca bir konuyu enine boyuna, incesine ayrıntısına incelememekte bir tür tembellik hastalığıdır. İşte şeytan tamda burada gizlenir.

Konfüçyüs

Gerçek bilgi, cehaletin boyutunu bilmektir.

07.10.22

Elmas